Düşünceye Mesafe Koymak Nedir? Her Düşündüğüne İnanmak Zorunda Mısın? - Ankara Psikiyatri ve Psikoterapi
 Düşünceye Mesafe Koymak Nedir? Her Düşündüğüne İnanmak Zorunda Mısın?

Düşünceye Mesafe Koymayı Öğrenebilir Misin?

Her Düşündüğün Şey Gerçek Mi?

GİRİŞ

Zihninizden geçen her düşünceye inanıyor musunuz?

Çoğu insan bu soruya ilk anda “hayır” cevabını verir.

Ama günlük hayatına baktığımızda farklı bir şey görürüz.

Aklımıza bir düşünce gelir.

Bir anda onun doğru olduğunu varsayarız.

Ardından ona uygun duygular ortaya çıkar.

Kaygılanırız.

Üzülürüz.

Öfkeleniriz.

Korkarız.

Oysa bazen bizi yoran şey yaşadığımız olay değildir.

O olay hakkında zihnimizin anlattığı hikâyedir.

Ankara psikiyatri pratiğinde sık karşılaştığım durumlardan biri budur.

Kişi yaşadığı olaydan çok, olay hakkında zihninde oluşan düşüncelerle mücadele eder.

Ve çoğu zaman farkında olmadan düşüncelerinin içine girer, onlarla özdeşleşir.

İşte bu noktada önemli bir beceri devreye girer:

Düşünceye mesafe koyabilmek.


Zihninizden geçen her düşünceye inanmak zorunda mısınız? Bu videoda düşüncelerle savaşmadan, onlara kapılmadan ve onlarla aranıza nasıl sağlıklı bir mesafe koyabileceğinizi ele alıyorum.


Düşünceye Mesafe Koymak Ne Demektir?

Düşünceye mesafe koymak, düşünceleri susturmak değildir.

Onları yok etmek de değildir.

Düşünceye mesafe koymak;

zihinden geçen bir düşünceyi,

hemen gerçek kabul etmeden,

onu gözlemleyebilme becerisidir.

Örneğin:

“Başarısız olacağım.”

Bu bir düşüncedir.

Ama çoğu zaman kişi bunu bir düşünce olarak değil,

bir gerçeklik olarak yaşamaya başlar.

Mesafe koyabilen kişi ise şunu fark eder:

“Şu an zihnim bana başarısız olacağımı söylüyor.”

Aynı içerik.

Ama tamamen farklı bir ilişki.


Neden Düşüncelere Bu Kadar Kapılırız?

Çünkü insan zihni anlam üretmek için çalışır.

Hayatta kalmak için hızlı kararlar vermek zorundadır.

Bu nedenle çoğu zaman düşünceler sorgulanmadan kabul edilir.

Özellikle kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde bu durum daha belirgindir.

Zihin sürekli tehdit arar.

Olası riskleri hesaplar.

Ve ürettiği senaryoları gerçek gibi göstermeye başlar.


Kaygı Bozukluğu ve Düşüncelerle Özdeşleşmek

Kaygı yaşayan kişiler çoğu zaman düşünceleriyle aralarına mesafe koymakta zorlanırlar.

“Ya kötü bir şey olursa?”

sorusu bir ihtimal olmaktan çıkar.

Bir gerçeklik gibi hissedilir.

Bu nedenle kişi yalnızca düşünceyle değil,

o düşüncenin yarattığı duygularla da mücadele etmeye başlar.


Obsesif Kompulsif Bozuklukta Mesafe Neden Zorlaşır?

Obsesif kompulsif bozukluk yaşayan kişiler için düşünceler daha yapışkan hale gelebilir.

Kişi zihninden geçen düşüncenin ne anlama geldiğini anlamaya çalışır.

Onu analiz eder.

Kontrol eder.

Çürütmeye çalışır.

Fakat her mücadele düşünceyi daha görünür hale getirir.

Seanslarda sık gördüğüm durumlardan biri budur:

Düşünceden kurtulmaya çalıştıkça düşünce güçlenir.


Depresyon ve İçsel Hikâyeler

Depresyonda ise zihin farklı bir hikâye anlatır.

“Yetersizim.”

“Başaramayacağım.”

“Kimse beni anlamıyor.”

Bu düşünceler tekrarlandıkça kişi onları kendi kimliğinin bir parçası gibi görmeye başlayabilir.

Oysa bunlar da düşüncedir.

Gerçek değil.

Zihnin o anki yorumudur.


Psikoterapi Sürecinde Ne Öğrenilir?

Ankara psikolog ve Ankara terapi süreçlerinde önemli hedeflerden biri düşünceyi değiştirmekten önce düşünceyle ilişkiyi değiştirmektir.

Çünkü sorun çoğu zaman düşüncenin içeriği değildir.

Sorun, kişinin düşünceye verdiği anlamdır.

Psikoterapi, EMDR ve şema terapi çalışmalarında kişi zamanla şunu öğrenmeye başlar:

“Düşüncelerim var.

Ama düşüncelerim ben değilim.”

Bu farkındalık birçok insan için önemli bir dönüm noktasıdır.


Düşünceye Mesafe Koymak Öğrenilebilir Mi?

Evet.

Bu doğuştan gelen bir özellik değildir.

Öğrenilebilir bir beceridir.

Tıpkı kas geliştirmek gibi.

İlk başta zor gelir.

Ama kişi pratik yaptıkça zihninden geçen düşünceleri fark etmeyi,

onları gözlemlemeyi,

ve her düşünceye otomatik olarak inanmamayı öğrenebilir.


SONUÇ

Düşünceler hayatımızın doğal bir parçasıdır.

Sorun onların varlığı değildir.

Sorun, her düşünceyi gerçek kabul etmektir.

Zihin bazen doğru söyler.

Bazen korkularını konuşur.

Bazen geçmişi tekrar eder.

Bazen de hiç gerçekleşmeyecek senaryolar üretir.

Bu nedenle özgürlük;

düşünceleri susturmakta değil,

onlara mesafe koyabilmeyi öğrenmektedir.

Kısa Özet

  • Her düşünce gerçek değildir.
  • Kaygı arttığında düşünceler daha ikna edici görünür.
  • Obsesif kompulsif bozuklukta düşüncelerle mücadele döngüyü güçlendirebilir.
  • Depresyonda olumsuz iç sesler daha baskın hale gelebilir.
  • Psikoterapi düşüncelerle ilişkiyi değiştirmeye yardımcı olur.
  • Düşünceye mesafe koymak öğrenilebilen bir beceridir.

Eğer düşünceleriniz günlük yaşamınızı yönetmeye başladıysa, profesyonel destek almak bu döngüyü anlamanıza ve farklı bir ilişki kurmanıza yardımcı olabilir.

Selam ile…

ve hep gönülden…

Doç. Dr. Cemil Çelik

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Cemil Çelik

Psikiyatri & Psikoterapi Uzmanı · Ankara

1991 yılından bu yana ruh sağlığı ve hastalıkları alanında hizmet vermekteyim. Şema terapi, EMDR, bilişsel davranışçı terapi ve transkranyal manyetik stimülasyon (TMS) konularında uzmanlaşmış bir psikiyatristtim. Amacım; bilimsel temelli ve insana saygılı bir yaklaşımla sizi hak ettiğiniz mutluluğa taşımak.

Düşüncenizi Paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir